herşeyTÜRKİYEiçin!

SON KONULAR: | akparti.gen.tr | Genel başkanlığı bırakma şartı | akparti.gen.tr | Kılıçdaroğlu da nasibini aldı | akparti.gen.tr | Chp’den 2 çelişki | akparti.gen.tr | Ölüler Gömülmeli | akparti.gen.tr | BBP LİDERİ TOPÇU: Demokrasi için oyumuz evet olacak | akparti.gen.tr | PKK'lıların kullandığı araç MHP'li üyeninmiş! | akparti.gen.tr | 'Kim kimin adamıdır biz bunları biliriz' | akparti.gen.tr | Bombaların kardeşliği! | akparti.gen.tr | O gün bu önlemler alınacak | akparti.gen.tr | Genelkurmay'ı çok zora sokacak yazı

TARTIŞIYORUZ
TARTIŞI'YORUM! TIKLAYIN. TARTIŞALIM!

Go Back   AK Parti - AK Parti Forumu > AK PARTİ HAKKINDA > AK Parti

AK Parti AK Parti hakkında bilinmesi gerekenler, vs...

BÜYÜMEDE REKOR KIRDIK! TIKLAYIN. OKUYUN!

Anayasa Değişiklik Paketi İle İlgili Sorular ve Cevapları
Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-12-2010, 01:38 AM   #1 (permalink)
Üye Başlığı

Kişisel Veriler
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Paylaşımlar
Mesajlar: 316
AK Puanlar
Teşekkürler: 32
Aldığı 111 Teşekkür 93 Mesajı için.
Beğeni Puanı: 1000
Beğeni Derecesi: mehmetkurt has much to be proud ofmehmetkurt has much to be proud ofmehmetkurt has much to be proud ofmehmetkurt has much to be proud ofmehmetkurt has much to be proud ofmehmetkurt has much to be proud ofmehmetkurt has much to be proud ofmehmetkurt has much to be proud of
mehmetkurt - MSN üzeri Mesaj gönder
HERŞEYTÜRKİYEİÇİN!
Lightbulb Türkiye'nin 'İşte Bu Bizim Anayasamız' Diyebileceği Bir Anayasaya İhtiyacı Var"

Doç. Dr. Hüseyin Çelik:
"Türkiye'nin 'İşte Bu Bizim Anayasamız' Diyebileceği Bir Anayasaya İhtiyacı Var"



AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Sayın Doç. Dr. Hüseyin Çelik, AK PARTi Genel Merkezi'nde gündemdeki gelişmelere ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Çelik, şöyle konuştu:



"Ben buradan Ana Muhalefet Partilerinin liderlerine özellikle seslenmek istiyorum. Nezaket en büyük servetlerden birisidir, nezih bir dil kullanmak, nazik bir dil kullanmak, en çok eleştirmek istediğiniz konuda bile nezaketten taviz vermemek her zaman sahibine kazandırmıştır. Kabalık yapmak herkesin işidir ve herkes yapabilir; ama tenkitlerini bile nazik bir üslupla, nezih bir dille izah etmek ustalık gerektirir. Dün yine gurup toplantılarında maalesef bu nazik olmayan hakaretamiz üslubu hep birlikte millet olarak izledik. Bir taraftan bir şekilde gergin bir üslup, hakaretamiz bir üslup tercih ederken, seçerken; öte taraftan Hükümeti ve AK PARTi'yi gerginlik yaratmakla suçlamanın da çok büyük bir çelişki olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

2007'deki taslağı bildiğiniz gibi Cumhuriyet Halk Partisi kesin bir şekilde içeriğini de görmeden karşı çıktı, bize taslak dayatıyorsunuz dediler. Dönemin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Köksal Toptan dedi ki, o zaman madem böyle bir taslağı tartışma zemini olarak kabul etmiyorsunuz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir uzlaşma komisyonu kuruyoruz, partiler kendi sandalye sayılarına göre değil, her partiden 2 temsilci gelsin bir uzlaşma komisyonu oluşturalım ve Anayasa hazırlıklarını bu komisyon yürütsün dedi; Cumhuriyet Halk Partisi biz bunda da yokuz dediler. Şimdi kendisi dünkü konuşmasında Sayın Baykal uzlaşmadan, bunun geniş kesimlerle paylaşılmasından, muhalefet görüşlerinin, muhalefet partilerinin görüşlerinin alınmasından söz ederken, diğer taraftan da yapılan her türlü teşebbüsü kesin bir dille geri çevirmiştir. Bu konuda yapılacak olacak bütün çalışmaları sekteye uğratmanın ötesinde bir katkısı olmamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi, "istemezükçü" bir tutumunu maalesef sürdürmüştür, bundan sonra da sürdüreceğe benziyor. 340 milletvekili olan AK PARTi'den de 2 kişi, o zaman 21 milletvekili olan DTP'den de 2 kişinin katılacağı, 69 milletvekili olan MHP'den 2 kişi, 97 milletvekili olan CHP'den de 2 kişinin katılacağı bir uzlaşma komisyonu kurulsun teklifimize de kesinlikle hayır dediler.

Şimdi Türkiye'nin geldiği nokta çok önemli bir noktadır, Anayasayı bir bütün olarak değiştirmek eğer mümkün değilse, bu bedene uymayan bu elbiseyi kısmen de olsa parça parça da olsa değiştirmemiz gerekiyor. Türkiye'nin önünü tıkayan ve Türkiye'nin adeta paçalarına yapışan birçok şey var, bunların bertaraf edilmesi gerekiyor. Bunun için de çağdaş ve ileri ülkelerdeki anayasalara benzer ve bizim de gerçekten göğsümüzü gere gere, başımızı dik, işte bu bizim anayasamızdır diyebileceğimiz Türkiye'nin bir anayasaya ihtiyacı var. Kısmen bugüne kadar birçok değişiklik yapıldı, bundan sonra da yapılabilir, Türkiye Büyük Millet Meclisi buna yetkilidir. Anayasa değiştirmek için ille de Sayın Baykal darbe yapılmasını mı bekliyor? 60'da darbe yapıldı anayasa yapıldı, 80'de darbe yapıldı arkasından anayasa yapıldı ve danışma meclisi oluşturularak yapıldı, millet iradesine dayanan temsilciler tarafından anayasa nedense CHP'nin zihniyetine göre yapılamaz.

Sayın Baykal, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 600 dokunulmazlık dosyasının beklediğini söylüyor. Şimdi ben burada siz değerli basın mensuplarına bir rakam vereceğim. Bildiğiniz gibi, bu 600 dosyanın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olduğu doğrudur. Sanki bu dosyaların çok önemli bir kısmı AK PARTi'ye aitmiş gibi de bir hava vermeye çalışıyor Sayın Baykal. Bu 600 dosyanın 383'ü BDP'ye aittir arkadaşlar, BDP'li 20 milletvekiline aittir. Yasaklananları da buna dahil ederseniz 22 milletvekiline aittir. Ve bu dosyaların 57'si Cumhuriyet Halk Partisi'ne aittir 97 milletvekili var. Bunun 120'si AK PARTi'ya aittir bu dosyaların. CHP'ye ait 57 dosya var, MHP'ye ait 69 milletvekili karşılığında 24 dosyası var ve AK PARTi 337 milletvekiline sahip olmasına rağmen 120 dosya var. Yüzde 65'i aşağı-yukarı BDP'li milletvekillerine aittir, BDP'li milletvekillerini ve BDP Gurubunu bir tarafa bıraktığınız zaman geriye kalan 3 partiyle ilgili olarak bir değerlendirme yaparsanız, oransal bir değerlendirme yaparsanız; Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili sayısına göre birinci sıradadır, MHP ikinci sıradadır, AK PARTi üçüncü sıradadır Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne dokunulmazlık dolayısıyla dosyaları bekleyen milletvekili sayısı itibariyle. Ve AK PARTi milletvekillerinin neredeyse bu 120 dosyanın 4'te 1'ine yakını Seçim Kanuna muhalefettendir. O da şudur: Akşam karanlık çöktükten sonra çayhanenin içerisinde konuşacağına kapısından konuşmuştur. Propaganda yasağının başladığı tarihte diyelim ki bir yerde bir beyanat vermiştir; bu ve benzeri suçlardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bu şekilde Sayın Baykal'ın töhmet altında bırakmaya hakkı yoktur değerli basın mensupları. Dokunulmazlık, bir milletvekilinin suçunun yok sayıldığı anlamına gelmez veya izafe edilen suçun yargılanmayacağı, o suçtan yargılanmayacağı anlamına gelmez; bu erteleniyor, yargılama erteleniyor. Her dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi yüzde 60 oranında değişiyor. Yani yüzde 60 milletvekili, bugün milletvekili olan insanlar bir sonraki seçimde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olmuyor ve bu milletvekilliği sona erdiği zaman da yargı vazifesini yapıyor ve milletvekiliyle ilgili yargılama kesinlikle yapılıyor. Şimdi böyle bir şey vardır diye, efendim 600 dosya var, dolayısıyla böyle bir Meclis anayasa yapamaz şeklinde bir yaklaşım Sayın Baykal'a mahsus, çok ilginç ve orijinal bir yaklaşımdır. Bundan önceki hükümetler döneminde, bundan önceki meclislerde; 22-21-20-19-18. dönemlerde bu dosyalar hep olmuştur ve o meclisler yasama yapmıştır. Bırakın Anayasayı bir tarafa, vatandaşın günlük hayatını dramatik şekilde, önemli bir şekilde etkileyecek yasalar da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülüyor. Efendim 600 dosya var, Meclis bunu yapamaz, yargı reformu yapamaz, böyle bir yaklaşım içerisinde bulunmak kesinlikle Sayın Baykal'a mahsus bir yaklaşımdır, bunu özellikle ifade ediyorum.

Anayasa değişikliği değerli arkadaşlar, Anayasa değişikliğiyle ilgili teklif önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gurubu bulunan siyasi partilerle, yüzde 1'in üzerinde oy alan diğer siyasi partilerin temsilcileriyle, onların yöneticileriyle paylaşılacaktır. Ve Sayın Baykal'ın iddia ettiği gibi AK PARTi'nin herhangi bir odasında bu hazırlanmıyor. Bildiğiniz gibi anayasa değişiklikleri bir tasarı olarak da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gitmiyor, teklif olarak gidiyor ve herhangi bir milletvekili bile anayasa değişikliği teklifi hazırlayabilir. Bu yasama prosedürünü ve şeklini Sayın Baykal bunca yıllık parlamenterlik tecrübesinden dolayı herhalde çok iyi biliyordur. Bu açıdan Türkiye'nin önünde duran çok önemli meselelerle ilgili olarak bir belki mini paket hazırlanacaktır ve bu da dediğim gibi siyasi partilerle paylaşılacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, BDP buna destek verirse, 367 ve üstünde oy alınırsa zaten bir problem kalmaz. Değilse, daha önce de ifade ettiğimiz gibi, gerekirse halkın reyine, halkın görüşüne başvurmaktan da kaçınmamamız gerekiyor, çünkü biz halkımıza güveniyoruz. Halk sağduyusuyla bugüne kadar yanlış bir karar vermemiştir. Milletin temsilcileri de anayasa yapabilir, milletin bizatihi kendisi de kendi iradesini ortaya koyarak anayasa değişikliklerine onay verebilir, bu da referandumun esas mantığıdır.

Bu çocukların yargılanmasıyla ilgili biliyorsunuz şu saatlerde ve sabah faslında Sayın Adalet Bakanımız Gurup Başkanvekilimizle birlikte partilerin kapısını çaldı. Burada neyi yapmak istediğimizi de kendileriyle paylaştılar. Muhalefet partilerinin daha önce kamuoyuna açıkladıkları kendilerince bazı endişeleri var, buna da saygı duyuyoruz ama bunların aslının, astarının olmadığını düşünüyoruz. Dosyalar kendilerine takdim edildi, onlar gerekli incelemeleri yapacaklar, yine Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde eğer desteklerlerse Meclis'in ittifakıyla bu çıkar ve böylelikle önümüzdeki ciddi bir problem ortadan kaldırılmış olur. Suça teşvik edilen ve suça itilen çocukların büyükler gibi yargılanması ayıbı da Türkiye'nin gündeminden çıkmış olur değerli basın mensupları.

Yine bugünlerde tartışılan ve hala bir süre daha tartışılacağı belli olan; Amerika Birleşik Devletleri'nde Dış İlişkiler Komitesi'nde sözde Ermeni soykırım yasa tasarısıyla ilgili olarak yapılan oylamanın Türkiye'deki yansımaları ve bunun üzerindeki tartışmalar bildiğiniz gibi devam ediyor.

Değerli basın mensupları, hiçbir dönemde Türkiye bu kadar etkin ve aktif bir dış politika yapmamıştır. Bunu bir AK PARTi mensubu olarak değil; ama bu ülkede olup bitenleri bir parça da olsa bilen bir insan olarak çok iddialı bir şekilde söylüyorum. Osmanlı dönemini de dahil ederseniz Dış İlişkiler Komitesi'nde, Uluslararası İlişkiler Komitesinde, isimleri değişik olabilir veya Adli İşler Komitelerinde Amerika Birleşik Devletleri'nde 8 sefer sözde Ermeni soykırım yasa tasarısı görüşülmüş ve kabul edilmiş, bundan önce 8 sefer kabul edilmiş ve daha önceki kabullere baktığınız zaman diyelim ki 30 kişinin, 30 temsilcinin bulunduğu komiteden 6'sı Türkiye lehinde, 7'si Türkiye lehinde; 24'ü, 23'ü Türkiye aleyhinde olmuştur. 34'ü Türkiye aleyhinde 11'i Türkiye'nin lehinde olmuştur veya 25'i Türkiye'nin aleyhinde 10'u Türkiye'nin lehinde olmuştur. Hiçbir dönem bu kadar Türkiye'nin lehinde oy çıkmamıştır, oransal olarak Türkiye'nin lehinde oy kullanılmamıştır. 1 farkla biliyorsunuz bu sefer geçmiştir. Burada da yine dış politikamızdaki özellikle etkin olan arkadaşlarımızın çok ciddi gayretleri var, başta Sayın Başbakanımız olmak üzere her düzeyde yapılan temasların elbette etkisi olmuştur. Ve daha önce 8 sefer komitelerden geçen sözde Ermeni soykırım yasa tasarısı Amerika Birleşik Devletleri'nde 3 sefer de Temsilciler Meclisi'nde kabul edilmiştir. Hatta zaman zaman çok açık farklarla, diyelim ki 350'ye 50 gibi farklarla kabul edilmiştir, fakat hiçbir zaman senatoya gelmemiştir, kongreye gelmemiştir ve başkan tarafından da onaylanıp kanunlaşmamıştır. Şu veya bu mülahazalarla, çeşitli sebeplerle Amerika Birleşik Devletleri'nde dar bölge sistemi olduğu için ve milletvekili seçimleri 2 yılda bir yapıldığı için, iç politika dengelerinden dolayı bu temcit pilavı gibi ısıtılır ısıtılır ve gündeme getirilir. Bu konuda Türkiye üzerine düşeni yapmıştır, Türkiye olması gereken olumlu tavrı sergilemiştir. Büyükelçisini müzakerelerde bulunmak, istişarelerde bulunmak üzere Ankara'ya geri çağırmıştır ve gerekli temaslar, gerekli çalışmalar sürdürülmektedir.

Değerli basın mensupları, dış politikada ve diplomaside öfkeyle kalkan zararla oturur. Diplomaside tavrınızı öfkeyle değil, ustalıkla ortaya koymalısınız ve Türkiye bunu yapıyor, Türkiye olması gerekeni yapıyor ve Türkiye bundan kazançlı çıkacaktır. Biz muhalefet partilerinden, böyle bir milli meselede bunu iç politika malzemesi yapmamalarını bekleriz, bunu temenni ederiz, kendilerine yakışan da budur. Ama buradan hareketle basit oy hesapları yapmak, küçük siyaset yapmak kesinlikle Türkiye Cumhuriyeti'nde hiçbir siyasi partiye yapmaz, ben bunu Ana Muhalefete de, ikinci Muhalefet Partisine de, üçüncü Muhalefete de yakıştırmam. Her şey kamuoyunun gözü önünde cereyan ediyor, bütün olup bitenleri toplum çok iyi algılıyor.

Yine Sayın Baykal'ın dünkü grup konuşmasında özellikle çiftçinin perişan edildiğini, ama buna karşılık olarak Ziraat Bankası'nın kârlarını katladığını söylüyor. Değerli arkadaşlarım, biraz insaf ölçüsünden şaşmamak lazım, elinizi vicdanınıza bırakıp konuşmanız lazım. Çünkü söylediğiniz yanlış sözün mumu yatsıya kadar yanmaya devam eder, orada söner. Ben size bazı rakamlar vereceğim değerli basın mensupları, 2003 yılının başında 2002 yılında Ziraat Bankası'nın çiftçiye kullandırdığı toplam kredi 247 milyon Türk Lirasıdır, yani 247 trilyondur eski ifadeyle ve bunun faizi çiftçiye yüzde 59'du, yüzde 59'la çiftçiye kredi veriliyordu ve verilen miktar da budur değerli arkadaşlarım. Peki ne kadar çiftçi Ziraat Bankası'nın kredilerinden, Tarım Kredi Kooperatiflerini de buna dahil ederseniz toplam 529 trilyon eski ifadeyle kullandırılmıştır ve 550 bin çiftçi bundan yararlanmıştır. 2002 yılının sonundaki rakamları söylüyorum ben size, yüzde 59 faiz, 529 milyon Türk Lirası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası'nın toplam çiftçimize kullandırdığı kredidir.

Peki gelelim 2009 yılına, 2009 yılında Ziraat Bankası'nın çiftçiye kullandırdığı kredi miktarı 7,7 katrilyondur, yani milyar Türk Lirasıdır bugünkü ifadeyle. Peki ne kadar çiftçiye kullandırılmıştır, 1 milyon 200 bin çiftçiye kullandırılmıştır. Kredi kullandırılan çiftçi sayısında da yüzde 125'lik, yüzde 130'luk bir artış vardır, rakamlardaki artış yüzde 34 kattır, yüzde değil 34 katlık bir artış vardır. Bununla ilgili dokümanı size biraz sonra dağıtacağım değerli basın mensuplarına Ziraat Bankası'nın özellikle çiftçiye yönelik politikalarıyla ilgili dökümü sizlere biraz sonra arkadaşlarımız dağıtacaklar.

Bakın bunun dışında çiftçiyle ilgili olarak Tarım Bakanlığı'nın tarımsal destekleme yardımları var. 2003'ün başında 1,8 milyar Türk Lirasıdır, yani 1,8 katrilyondur. 2010'a geldiğimizde bu 5,6 katrilyondur arkadaşlar. Ve bunları çiftçimiz falan gayet iyi görüyor, bu da son derece önemlidir.

Peki Ziraat Bankası'nın verdiği kredilerin yüzde kaçı 2003'e kadar dönüyordu? Yüzde 50'si dönüyordu, yüzde 50'si batıktı. Hatta bakın zaman zaman yüzde 65'e, 66'ya, 67'ye kadar çıkıyordu takipteki krediler, yani batık krediler, geri dönmeyen krediler. Bu şimdi yüzde 1'lere, 2'lere düşmüştür arkadaşlar, onun da dokümanlarını size dağıtıyoruz.

Peki Sayın Baykal şunu da söylüyor: Ziraat Bankası'nın kâr etmesi, aynı zamanda çiftçiye verdiği krediyi de 34 kat arttırması bir Ana Muhalefet Partisi Liderini niçin rahatsız eder? Bir şey devlete aitse onun mutlaka zarar mı etmesi gerekiyor, zarar eden müflis bir banka çiftçiye yardımcı olabilir mi, çiftçiye destek olabilir mi, ona kâr ve hayır sağlayabilir mi? Rakamlar çarpıtılıyor değerli arkadaşlarım.

Bakın Türkiye'nin dış borcuyla ilgili de, daha doğrusu Türkiye'nin borç stokuyla ilgili de bu anlamda yine yanlış rakamlar söyleniyor. Ben size çok açık söyleyeyim, Türkiye'nin şu anda kamunun borcu 310 milyar dolardır, 310 milyar dolar civarındadır yaklaşık. 176 milyar dolar da özel sektör borçları var, özel sektör borçlarını da siz getirip eğer kamu borcunun üzerine ilave ederseniz Türkiye borç batağı içerisindedir, Türkiye'nin borçları şu kadar arttı dersiniz. Peki özel sektör borçlarında Hazine garantisi var mıdır? Hayır. Türkiye, ekonomisi gelişen bir ülkedir, Türkiye kredibilitesi yüksek olan bir ülkedir. Eğer bizim özel sektörümüz yabancılardan, yabancı finans kuruluşlarından, bankalarından bu oranlarda eğer borç bulabiliyorsa ve bunu yatırıma dönüştürebiliyorsa biz bundan ancak bundan dolayı iftihar ederiz ve bu da Türkiye açısından gerçekten çok önemli bir gelişmedir. Bunu Sayın Baykal'ın da bildiğine eminim, ama bilmezlikten gelme, bilmiyormuş gibi bunu kamuoyuyla da paylaşmak herhalde dediğim gibi bu basit günlük siyasetin bir gereği olsa gerek. Bunu da Muhalefet Partisine kesinlikle yakıştırmıyorum, bu tavırdan da vazgeçmeleri gerekiyor.

Tarım Kredi Kooperatiflerinin de verdiği kredilerle beraber 2010 yılında, hatta 2009'da kesinleşenleri söylüyorum, çiftçiye verilen kredi 9 katrilyondur arkadaşlar. 9 katrilyon, 529 trilyonun tam 18 katı kadardır. Şimdi bunu görmezlikten gelmek doğru mudur? Anadan doğma köre demişler ki şimdi gecedir, demiş ki ne zaman gündüz oldu ki? Ama biz gören insanlarız, gören insanlar bir şey gördüğü halde ben görmedim, görmüyorum deme hakkına sahip değildir. Kesinlikle ben bu sözlerin sahibine de fayda sağlayacağı kanaatinde değilim.

Akla şu gelebilir: Peki hani böyle söyleyebiliyorsunuz ama, bütün bunlarla ne sağlandı? Bunlarla sağlanan şeyi söyleyeyim size, Türkiye'nin her ülkenin bir tarımsal üretim değeri var. 2003 yılının başında Türkiye'nin tarımsal üretim değeri, yani Türkiye'de üretilen bütün tarım ürünlerinin toplam değeri 23 milyar dolardır. Peki şimdi ne kadardır? 57 milyar dolardır. Artış ne kadardır? Neredeyse yüzde 200'ün üzerinde, yüzde 200-230 gibi bir artış var. Şimdi bunu bilmiyor mu Sayın Baykal? Onu da biliyorlar. Ama batıyoruz, bitiyoruz şeklinde felaket tellallığı yapmak, adeta bir nükleer reaktör gibi karamsarlık ve ümitsizlik pompalamak siyasetçinin işi değildir. Siyasetçi aynı zamanda halkına ümit verendir, kendisinin de alternatif olduğunu ihsas ettirendir. Ben daha önce yaptığım bir basın toplantısında söylemiştim, Sayın Baykal eğer Türkiye'de iktidara gelmek ve Başbakan olmak istiyorsa halkın gönlüne girmesi lazım. Halkın gönlüne girmediğiniz sürece iktidar olamazsınız, biz halkımıza güveniyoruz, halkımız da bize güvenmeye devam ediyor değerli basın mensupları. Ve bu kervan bundan sonra da yürüyecektir ve Türkiye'nin biz iyi yolda olduğuna inanıyoruz. Bugün dünden daha iyidir ve inanıyorum ki yarınlar bugünlerden çok çok daha parlak olacaktır.

Bakın, turizmde bütün dünya eksiyle kapatırken; Türkiye bir önceki yıla göre 2009 yılında bir önceki yıla göre gelen turist sayısı açısından artıyla kapatmış, hem de önemli bir artıyla kapatmıştır. Ve bu dünyanın gözünden kaçmıyor. Peş peşe uluslararası derecelendirme kuruluşları Türkiye'nin kredi notunu arttırıyorlar.

Çelik düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Hüseyin Çelik, Başbakan Erdoğan'ın sinema ve sahne sanatçılarıyla, yönetmen ve yapımcılarla yapacağı ''Demokratik açılım'' toplantısının tarihinin 20 Mart olarak kesinleştiğini ifade etti.

Çelik, ''Bu toplantılarınıza gelmeyeceğini söyleyen davetliler oldu mu?'' sorusu üzerine şunları söyledi:

''Tarık Akan'ı dün aradım, davetimizi ilettik, kendisi 'bunu değerlendirmek istediğini ama büyük ihtimalle gelemeyeceğini' söyledi. Bir gazetede haber çıktı '4 yapraklı yonca gelmeyecek' Biz henüz hiç kimseye davetiye göndermemişiz, telefonla aramamışız. Sayın Fatma Girik'i aramışlar. Fatma Girik de 'madem bir açılımdır niye ayrım yapıyorlar' demiş. Sanki herkesi çağırdık Sayın Fatma Girik kaldı. Ben, Fatma Girik'i de aradım, 'böyle bir şey asla söz konusu olmadı' dedim. O da 'Ben öyle zannettim onun için böyle bir tepki gösterdim' dedi ve rahatsızlığından dolayı bu toplantıya katılamayacağını bildirdi.''

Hülya Koçyiğit ve Filiz Akın'ın, yurt dışında tedavileri olduğu için katılamayacaklarını bildirdiklerini belirten Hüseyin Çelik, Müjdat Gezen'in ise bir programı sebebiyle katılamayacağını kendisine ifade ettiğini açıkladı.
Çelik, ''Aradığımız sanatkarların yüzde 95'i böyle bir toplantıda bulunmaktan mutlu olacaklarını, kendilerine düşen bir şey varsa bu sorumluluğu yüklenmekten, ülke adına yüklenmekten büyük bir mutluluk duyduklarını ifade etmişlerdir'' diye konuştu.

Hüseyin Çelik, sanatçılarla yapılacak açılım toplantılarının ardından, Başbakan Erdoğan'ın ünlü sporcularla da bir araya geleceğini de ifade etti.
__________________
Haydi ANADOLU !!!!
Offline   Alıntı ile Cevapla
mehmetkurt kullanıcısının bu mesajına teşekkür edenler:
Fehmi Arvas (03-13-2010)
Alt 03-13-2010, 03:22 AM   #2 (permalink)
Üye Başlığı
Uzaklaştırıldı!
Kişisel Veriler
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Paylaşımlar
Mesajlar: 198
AK Puanlar
Teşekkürler: 1
Aldığı 10 Teşekkür 7 Mesajı için.
Beğeni Puanı: 1000
Beğeni Derecesi: alpozgur88 has much to be proud ofalpozgur88 has much to be proud ofalpozgur88 has much to be proud ofalpozgur88 has much to be proud ofalpozgur88 has much to be proud ofalpozgur88 has much to be proud ofalpozgur88 has much to be proud ofalpozgur88 has much to be proud of
HERŞEYTÜRKİYEİÇİN!
Standart

1 seçim barajı yüzde 5 olmalıdır
2 yargı siyasetten uzak tutulmalıdır .ve yargı kararları da yargılanmaya açık olmalıdır.
3 yüksek askeri şura kararları yargısal denetime sahip olmalıdır
4 Dini eğitim seçmeli olarak bırakılmalıdır ve devlet dini eğitimi denetlemelidir
5 Başbakan Cumhurbaskanı Mılletvekıllerı Dokunulmazlıkları Kaldırılmalı yada esnek hale getirilmelidir
6 Baş örtüsü önündeki engeller de Laik Cumhuriyetin yapısını Bozmayacak şekilde esneklik saglanabilir.
7 Mesleki eğitim geliştirilmeli İmam hatip Liseleri Düz Lise şekline dönüştürülebilir bu tartışılmalıdır.
Offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Son Yapılan 100 Arama Kelimesi
Google Arama Kelimeleri
2011 seçim anketi 2011 seçim anketleri ak parti ak parti büyükçekmece ak parti denizli ak parti diyarbakır ak parti esenyurt ak parti fatih ilçe başkanlığı ak parti fatih ilçe teşkilatı ak parti forum ak parti kayseri ak parti samsun ak parti trabzon ak parti yalova ak parti üye listesi akp forum akp üyelik akparti akparti forum akparti.gen akparti.gen.tr akpartiforum anayasa mahkemesi üyelerinin görev süreleri ne zaman bitiyor anti chp baykal uygunsuz baykal ın uygunsuz görüntüleri baykalın uygunsuz görüntüleri behzat balta deniz baykal uygunsuz deniz baykal uygunsuz görüntü deniz baykal uygunsuz görüntüler deniz baykal uygunsuz görüntüleri deniz baykal ın uygunsuz görüntüleri deniz baykalın uygunsuz görüntüleri habervaktim iran yıkarız izmirdeki katil kayseri ak parti mehmet sümer parabol çıkmış sorular parabol öss de çıkmış sorular seçim anketi 2011 seçim anketleri 2011 tekirdağ ak parti trabzon ak parti yalova ak parti yüreğir halıcılar anadolu lisesi çıplaklar kampı öss de çıkmış parabol soruları ülkeyi satan parti AK Parti Forum

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:50 AM.

(c) 2010. AK Parti Forum, her mesajın hakkı saklıdır.
AK Parti Forum, sunucu gücünü Türkiye Sunucu'dan alıyor...
Dikkat: AK Parti Forum'da yer alan mesajlardan, forum veya siyasi görüş, teşkilatlar sorumlu tutulamaz. AK Parti Forum halka açık bir mesaj panosudur. İhbar için iletişim: bilgi@akparti.gen.tr

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.